Beyaz Balina ile kılavuz Balığı

Denizler ülkesinde beyaz ve maceracı bir balina yaşarmış. Ne annesine ne babasına benzermiş bu balina. Belki büyük büyük dedesine benzermiş. Öyle cüsseli, öyle heybetli, öyle cesurmuş ki, tüm diğer balinalar onu takdirle izlerlermiş. Başka balinalar onun kadar kuvvetli değilmiş.


Korsanlar uzunca bir süredir balina avı yapıyorlarmış. O nedenle bir zamanlar çok bol ve kalabalık olan balinalar ailesi artık iyice azalmış. Yüzeye çıkıp nefes almaya korkar hale gelmişler. Balinalar ailesinde her çocuk kendisini savunacak nitelikte yetiştirilmeye çalışılıyormuş. Balinaların her biri, ergenleştiğinde önemli bir görev alır onu da layıkıyla yerine getirmeye çalışırmış. Şimdilerde her balinaya bu korsan belası nedeni ile korsanlarla ilgili görevler verilmeye başlanmış. Ama tabii ki ergen ve genç balinaların işi her zaman yetişkin ve kuvvetli balinalardan daha az tehlikeli olurmuş. O zamana kadar yani hep böyle olmuş. Ama Beyaz Balina ergenleştiğinde Balinalar toplanmışlar ve o zamana kadar hiçbir balinaya verilmeyen zor bir görevi beyaz balinaya vermişler. Korsanların üssü olan demir adayı bulup yıkacakmış. Beyaz Balina bunu duyunca korkmuş, küsmüş ve kızmış. Bu kadar zor ve tehlikeli bir görevi yapmalarını nasıl ondan beklediklerini anlamadığını söylemiş ama büyük balinalar onun heybetli cüssesine işaret etmişler ve hiçbirimiz senin kadar zeki, çevik, cesur ve kuvvetli değiliz demişler. Beyaz balina cesur olmasına cesurmuş ama yalnız olmaktan çok korkuyromuş. Ve görevi uzun sürecek bir yalnızlık içeriyormuş, Çünkü ona yardım edecek başka balinalar olsa da her biri ayrı bir tarafa doğru gidecekmiş. Beyaz balina ailesine ve arkadaşlarına veda etmiş, ayrılmadan önceki geceyi huzursuzca geçirmiş. Korsanlardan değil yalnızlıktan korkmuş ve uyuyamamış.


Ertesi sabah erkenden yola koyulmuş. Daha önce hiç bilmediği okyanuslara ve denizlere doğru yüzmüş. Kocaman olmasına beyaz olmasına rağmen çok iyi kaçmış saklanmış. Korsanlar ne zaman ona saldırmaya çalışsa öyle iyi savunmuş kendisini. Korsan gemilerini kimi yerde pusuya yatıp beklemiş ve şiddetli bir şekilde suyun yüzeyine atılarak devrilmelerine neden olmuş. Bazı korsanları devasa ağzını açarak yutmuş ve midelesindeyken konuşmalarını dinlemiş. Dikkatli dikkatli iz sürmüş, ipuçları toplamış ve korsanların gizemli üssünün nerede olavileceğine ilişkin veriler toplamış. Gündüzleri bu işlerle meşgül meşgül geçirmiş. Ama gece olduğunda "Yalnızım da yalnızım, yapa yapa yalnızım" diye şarkılar söyleyiip ağlamış ve hüzünlenmiş. Günlerden bir gün şarkısına eşlik eden birini duymuş. Minik bir kılavuz balığıymış. Beyaz balina kılavuz balığı ile dostluk kurmuş. Nasıl savaşacağını, ne zaman saklanacağını ona anlatmış. Kılavuz balığı minicikmiş dinlemiş ve tüm tehlikeli hareketleri esnasında beyaz balinaya yapışık yapışık durmuş.


Bütün tehlikeli işlerini bitirdiklerinde yosunların arasında yüzmüşler ve ayışığında şarkılar söylemişler. Birlikte hayaller kurmuşlar, korsanların olmadığı yarınlarla ilgili. Rüyalarını birbirlerine anlatmışlar. Havanın çok soğuk olduğu günlerde de birbirlerine sarılmışlar. Günler böyle geçmiş durmuş. Ta ki korsan üssünün yerini öğrenene kadar. Beyaz balina, saldırmadan önce çeşitli köpek balıkları ile ve ahtapotlarla ve başka balinalarla da iş birliği yapmış, gece planladıkları vakitte demirden üssün bacaklarını balina sarsacak ve yıkacak, bir sürü korsan gemisini de paramparça edecekmiş. Bu arada saldıran vahşi korsanları da ahtapotlar ve köpek balıkları ile karşılık vereceklermiş. Kılavuz balığına bu tehlikeli zamanda uzakta durmasını söylemiş ama kılavuz balığı uzağa gidemeyeceğini söylemiş. "Ama gitmelisin" demiş Beyaz Balina. "Gidemem, senden uzağa gidemem nolu git deme bana" demiş kılavuz balığı da. Ve o zaman saldırıya birlikte girmişler. Çok çetin bir çatışma olmuş. Korsanlar da yara almışlar balinalar köpek balıkları ve ahtapotlar da. Ancak sonunda balinaları kesip yok eden balina üssünü devirmeyi başarmışlar, korsanlardan biri, geminin ardından tam o esnada bir deniz altı ile çıkmış ve beyaz balinaya zıpkınlar atmaya başlamış. Beyaz balina ya diğer balıklar ve balinalar da yardım etmiş, saldırıların bazısından kaçıp kurtulmuş balina ama bir noktada kılavuz balığı yara almış. Hemen o anda beyaz balina da yara almış ve ikisi de bir tarafa doğru düşmeye başlamışlar. Gözleri birbirlerine doğru bakarken biri bir tarafta diğeri diğer tarafta bayılmışlar.


Beyaz balina uyandığında korsanların tamamından kurtulduklarını öğrenmiş. Beyaz balinaların yanına ailesine ve dostlarına geri dönmüş. Kahramanlığı ve dirayeti hep anlatılmış. Kılavuz balığının da yaşadığını öğrenmiş ama tıpkı beyaz balina gibi o da yara almış ve onun da bir yara izi varmış. Dediklerine göre artık balinalardan da korkuyormuş. Artık açık denizler ve okyanuslar güvenli olduğu için balina aileleri uzun seyahatlere çıkmışlar. Uzun seyahatlerde beyaz balina artık hep diğer balinalarla birlikteymiş ama kendisini gene yalnız hissediyor ve kılavuz balığı ile geçirdiği günleri düşünüp üzülüyormuş. İşte tıpkı hayal ettikleri gibi korsanların olmadığı günlerde hür ve özgür geziyorlarmış. Ama diyormuş Beyaz Balina, keşke kılavuz balığı da burada olsa. Yüreği sızılıyormuş ve hüzünlü şarkısının titreşimleri duyuluyormuş. Beyaz Balina'nın hüzünlü şarkısı ve özlemi öyle içten öyle sızılıymış ki tüm deniz kabukları bu şarkıyı kaydetmişler. Öyle ki ne zaman bir çocuk kulağını deniz kabuğuna koysa o hüzünlü şarkıyı duyabilirmiş. Kılavuz balığı da başka bir köşede hayatına mutlu ve huzurlu devam etmiş. Yarasına bakmış ve baktıkça Beyaz Balina aklına gelmiş.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Zersenil uzaktan çatırdayan evi ve evin etrafında dolaşan at adamları, ellerinde tütsüleri ile cazıları gördüğünde tüyleri ürperdi. Eteğine bulabildiği mantarları toplamıştı. Çocukken de böyle yapmayı

Sararan yapraklar ve kurumaya dönen çalıların arasında bir kadın göründü. Yüzüde pek çok çizgi vardı ve kimsede görülmemiş gür saçlara sahipti. Işık, yaprakların arasından yüzüne vurdukça gözlerini kı

Evvel zamanda pek becerikli bir cadı yaşarmış. Bu cadının aslan gibi bir kedisi ve kurt gibi bir köpeği varmış. Sırtında bir bohçası varmış. Şehirden şehre dolaşır, gittiği şehirlerde bohçasını açar v